Ordu Avukatlık Hizmeti ve Hukuki Süreçler Hakkında Bilgilendirme

Ordu Avukat arayışında olan kişiler güvenilir, hızlı ve etkili çözüm sunan bir avukatta hukuki destek almak ister. Ordu’da avukatlık yapan bir hukukçu olarak şehrimizin yargı sistemini yakından gözlemlemekteyiz. Ordu, Karadeniz’in incisi olarak hem turistik hem ticari açıdan harika bir şehir. Bu dinamizm, çeşitli hukuki uyuşmazlıkları da beraberinde getiriyor. Ordu’da avukatlık hizmeti, miras davalarından aile hukuku sorunlarına, ceza davalarından iş hukuki davalarına kadar geniş bir alanda kritik rol oynuyor. Erken müdahale ile hak kayıplarını önlemek ve adil sonuç almak alanında yeterli bir avukattan hukuki destek alarak mümkün hale geliyor.

ORDU AVUKAT DESTEĞİ GEREKTİREN DURUMLAR- SIK SORULAN SORULAR

Ordu avukat arayışında olanlar başta Aile Hukuku, Ceza Hukuku, Miras Hukuku olmak üzere birçok hukuk dalında avukat desteğine ihtiyaç duyulabilmektedir. Çoğu davada avukat tutmak zorunlu olmasa da kişilerin deneyimli bir avukata danışarak hukuki süreci yürütmeleri hak kaybı yaşamamaları adına elzemdir. Bu yazıda tecrübelerimizden yola çıkarak sıkça sorulan soruları derledik.

Aile Hukukunda Sık Sorulan Sorular;

1- BOŞANMA DAVASI NE KADAR SÜRER?

Boşanma davaları anlaşmalı boşanma davası veya çekişmeli boşanma davası olarak açılabilir. Boşanma davasının açıldığı ile göre boşanma davası ne kadar sürer sorusunun cevabı değişmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında genel olarak bir ay içinde mahkeme duruşma günü verir. Bu günde boşanma protokolü doğru olarak hazırlanmışsa her şey hukuka uygun yerine getirilmişse duruşma gününde tarafların boşanmasına karar verilir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra iki haftalık istinaf kanun yoluna başvurma süresi bulunmaktadır.

Her iki tarafta bu haktan feragat ettiğini mahkemeye bildirirlerse daha kısa sürede karar kesinleşmiş olur. Bu nedenle kesin bir gün belirtememekle birlikte ortalama 1-2 ayda karar kesinleşmiş olmaktadır. Alanında deneyimli bir Ordu avukatınız boşanma davası süresini iki güne de indirebilir.

2- BOŞANMA DAVASI İÇİN ADLİYEYE GELMEM GEREKİR Mİ?

Anlaşmalı boşanma davasını şahsen açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Avukatınız vekaletname ile anlaşmalı boşanma davasını açar. Ancak anlaşma boşanma davasının duruşma gününde bir kez hakim önünde hazır bulunmanız gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davasında adliyeye gitmeniz gerekmez. Dava size karşı açılmışsa da duruşmaya gitme zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Ancak duruşmaları takip etmemeniz, dilekçelere cevap vermemeniz veya bir avukat aracılığıyla davayı takip etmemeniz nafaka, vekalet, mal paylaşımı, tazminat gibi konularda çok büyük hak kaybına uğramanıza yol açabilecektir.

3- ORDU BOŞANMA DAVASI ÜCRETİ NE KADAR?

Ordu boşanma davası ücreti 2025-2026 yılı için asgari boşanma davası ücreti 45.000 -TL olarak belirlenmiştir. Ancak her boşanma davası özel olduğundan Ordu boşanma davası ücreti ne kadar? Sorusuna tek bir bedel belirtmek mümkün olmaz. Avukat – müvekkil anlaşarak farklı bir bedelde anlaşma sağlayabilirler.

4- BOŞANMA DAVASI İÇİN AVUKAT TUTMAK ZORUNLU MU?

Boşanma davası için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak az masraftan kaçınıp avukata danışılmadan iş yapıldığında çok daha büyük maliyetle karşılaşılabilmektedir. Örnek vermek gerekirse anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talebi yazılmazsa sonradan talep etmek mümkün değildir. Ya da arzuhalcilere yazdırılan dilekçeler nedeniyle davanın reddine karar verilmekte aynı nedenle yeniden dava açılamamaktadır. Bunun gibi birçok hususta yaşanması muhtemel hak kayıplarının önüne geçmek için alanında tecrübeli bir Ordu avukat a danışmanızı önermekteyiz.

5- ORDU BOŞANMA DAVASINDA VELAYET KİME VERİLİR?

Anlaşmalı boşanma davasında boşanma protokolünde çocuğun kimde kalacağı belirlendiğinden bu sorun çözülmüş olur.

Çekişmeli boşanma davasında hakim çocuğun üstün yararını gözeterek geniş takdir yetkisini kullanarak karar verir. Boşanma davasında velayet kime verilir? Sorusunun cevabı için çocuğun yaşı önem arz etmektedir. 0 – 3 yaş arası çocuklar anne bakımına muhtaç olduğundan velayet hakkı anneye verilir. 3 – 6 yaş arasında çocuklar da gene olarak anneye verilmekle birlikte istisnai hallerde babaya verilebilmektedir. Örneğin anneni çocuğa zarar vermesi gibi. 6- 12 yaş arası çocuklarda hangi eşin çocuğa daha iyi bir eğitim ve gelecek sağlayabildiği hakim tarafından dikkate alınmaktadır.

Pedagog ile çocuk dinlenilerek çocuğun menfaati yönünde karar verilir. Tarafların kusur oranı çocuğun üstün yararını etkilemediği sürece önem taşımaz. Yani anne kusurlu ise sırf daha fazla kusurlu olduğu için velayetin babaya verilmesi söz konusu değildir. Çocuğun yaşaması için hangi ebeveyn daha faydalı ise velayet ona verilecektir.

Ceza Hukukunda Sık Sorulan Sorular;

1- DOLANDIRILDIM NE YAPMALIYIM?

Dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde mağdur bir şikayet dilekçesi düzenleyerek Ordu avukat aracılığıyla veya şahsen Cumhuriyet Başsavcılığına ya da Polis merkezine giderek suç duyurusunda bulunur. Basit dolandırıcılık halinde şikayet olmaksızın fail hakkında ceza verilmemektedir. Faile karşı icra takibi başlatılarak malvarlığına haciz konulabilir. Yine faile karşı alacak davası açılabilir.

Eft ile dolandırıldım ne yapabilirim?sorusunun cevabı ise mağdurun derhal bankayla iletişime geçmesi olacaktır. İnternetten dolandırıldım ne yapabilirim? İnternet dolandırıcılığı söz konusu ise bilişim hukuku ve ceza hukukunda deneyimli Ordu ceza avukatına danışarak haklarınızı koruyabilirsiniz.

2- DOLANDIRILDIM PARAMI GERİ ALABİLİR MİYİM?

Dolandırılan kişinin parasını geri alması mümkündür. Ancak paranın nasıl geri alınabileceği her somut olayın özelliğine göre değişebilmektedir. Mağdurun zararı farklı bir şekilde de giderilebilmektedir. Bu nedenle Ordu Ceza Avukatına danışarak detaylı bilgi almanız yerinde olacaktır.

3- TEHDİT SUÇU CEZASI NEDİR?

Tehdit suçunun cezası Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Madde uyarınca farklı tehdit hallerinde 6 aydan beş yıla kadar hapis cezaları ve adli para cezası öngörülmüştür. Kişinin şahsına veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı tehditi söz konusu ise 6 aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Suç kadına karşı işlenmişse cezasının alt sınırı dokuz aydır. Malvarlığı konusunda bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceği tehditi ise altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir.

Silahla, birden fazla kişi ile birlikte, kişinin tanınmayacak hale gelerek, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, mevcut veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Detaylı bilgi için Ordu Ceza Avukatına danışarak detaylı bilgi almanız yerinde olacaktır.

4- HAKARET SUÇU CEZASI NEDİR?

Hakaret suçunun cezası Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. Madde uyarınca basit hakaret suçu ise üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Alenen hakaret suçu işlenmesi cezanın artırılma sebebidir. Alenen hakaret suçunda ceza altıda bir oranında artırılarak verilir. Detaylı bilgi için Ordu Ceza Avukatına danışarak detaylı bilgi almanız yerinde olacaktır.

5- ŞANTAJ SUÇU CEZASI NEDİR?

Şantaj suçunun cezası Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Madde uyarınca şantaj suçu halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir. Önümüze gelen davalarda genellikle şantaj suçu fotoğraflarını paylaşacağım, porno videolarını yayınlayacağım şeklinde mesajlarla işlenmektedir. Şantajla para istemenin cezası nedir? sorusunun cevabı ise bu davranışın şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığına göre değişmektedir. Para isteyen kişi para verilmezse bir şeyi yapacağı veya yapmayacağı yönünde tehdit etmişse şantaj suçu oluşacağından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile adli para cezası verilecektir.

6- İFADE NASIL VERİLİR?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişiye bir davetiye çıkarılır ve bunun nedeni belirtilir. Uygulamada şüpheliler karakola telefonla da çağırılmaktadır. Kişi gelmezse hakkında zorla getirilme kararı verileceği davetiyeye yazılır ve gelmezse hakkında zorla getirme kararı verilir. İfade nasıl verilir dersek üç şekilde verilebilir; karakolda ifade, savcılıkta ifade ve duruşmada ifade verilebilir. Mahkemede duruşma sırasında sanığın suçla ilgili dinlenilmesi, sorgu anlamına gelir. İfade vermeden önce ordu avukatınıza danışmanız yaratınıza olacaktır.

 İfadeyi alan kişi tarafından kimlik tespiti yapılarak, mesleği ve aylık kazancı sorulur. Bu bilgi yargılama sonunda adli para cezasına hükmedilmesi ihtimalinde kullanılmak için gereklidir. Şüphelinin yüzüne karşı ifadeye çağrılma sebebi açıklanarak ifadesi sorulur. İfade tutanağında kimlik bilgileri, isnat edilen suçlama, sorular ve cevapları ve ifade tarihi bulunmalıdır. İfadeyi verenin imzası da alınarak ifade tamamlanır. İfadenin bir örneği ifade veren kişiye verilmeli, verilmemesi halinde talep edilmelidir. İfade tutağında yazılanlar ile ifade birebir örtüşmelidir. Yanlışlık olması halinde düzeltilmesi talep edilmelidir.

Kişinin soruşturma konusu ile ilgili ilk ifadesi, hakkında mahkumiyet kararı verilip verilmemesi açısından hayati önem taşındığından ifade sırasında avukatın eşlik etmesi doğru bir karar olacaktır. Detaylı bilgi için Ordu Ceza Avukatına danışmanız yerinde olacaktır.

Miras hukukunda sık sorulan sorular;

1- MİRASTAN MAL KAÇIRMA (MURİS MUVAZAASI) NEDİR?

Mirastan mal kaçırma olarak da adlandırılan muris muvazaası, bir kişinin mirasçılarını miras hakkından mahrum bırakmak için karşılıksız kazandırmada bulunması ve bu karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Böylece kişi öldükten sonra mirasçıların miras paylarını almalarını önlemek istediğinden gerçekte satmak istemediği bağışlamak istediği malları satış yapmış gibi göstermektedir.

Görünürdeki işlem satış sözleşmesi, bağışlama sözleşmesi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak karşımıza çıkar. Burada üçüncü kişileri aldatma amacı güdülmektedir. Gizli sözleşmesi ise bağışlamadır. Gizli sözleşme ise resmi şekle uyulmadığından geçersiz sayılacaktır.

Kısacası bir kişi gerçekte bedelsiz olarak devretmek istediği bir taşınmazını tapuda satış olarak göstermişse satış sözleşmesi gerçek iradelerine uymadığından geçersizdir, bağışlama sözleşmesi ise şekil şartına uyulmadığından geçersizdir. Bizzat veya Ordu avukatınız aracılığıyla Ordu ilinde dava yolu ile muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açabilirsiniz.

Muris muvazaası için mirasbırakanın mal kaçırma amacının varlığı şarttır. Mal kaçırma amacı olmadıkça muris muvazaası söz konusu olmaz. Muris muvazaası davası sadece saklı paylı mirasçı tarafından değil herhangi bir mirasçı tarafından da açılabilir. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davasında ispat yükü davacıdadır. Yani davacı mal kaçırma amacını ispat etmek zorundadır. Muris muvazaaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu nedenle muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası bizzat veya Ordu avukat aracılığı ile her zaman açılabilir.

Ancak belirtmek gerekir ki mirasbırakan hayatta iken muvazaalı devirden haberdar olunmuş olsa bile mirasbırakanın sağlığında muris muvazaaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılamaz. Mirasbırakanın ölümünden sonra ise her zaman açılabilir. Yazarın miras hukuku alanındaki eseri için tıklayınız.

2-MİRAS DAVASINDA ZAMANAŞIMI VAR MI?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı yoktur. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında hak düşürücü süre de yoktur. Bu nedenle otuz yıl geçse dahi bireysel olarak olarak ya da Ordu miras avukatı aracılığıyla bu davayı açabilirsiniz.

3- BABA ÖLMEDEN ÖNCE MİRASINI İSTEDİĞİ EVLADINA VEREBİLİR Mİ?

Miras hakkı ancak ölümden sonra doğar. Mirasbırakan ölmeden önce tüm mallarını bir evladına devretmesi halinde, diğer mirasçılar tarafından tenkis davası açılarak saklı pay ihlalinin önüne geçilebilir.

4- MİRAS DAVASI KAÇ YIL SÜRER?

Miras davası kaç yıl sürer sorusunun cevabı mahkemenin yoğunluğu, davanın türü, taraf sayısı gibi davaya ilişkin etkenlerle değişmektedir. Bir-iki yıl sürebileceği gibi karmaşık ve çekişmeli miras davalarında çok daha uzun sürebilir. Mirasbırakanın malvarlığı Ordu ilinde ise davanın Ordu miras avukatına danışılarak açılması ve dava sürecinde avukatla temsil olunması davanın daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayabildiği gibi, taraflar arasında anlaşma olmasa da davanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasına etki sağlamaktadır.

4- TORUN MİRAS DAVASI AÇABİLİR Mİ?

Mirasbırakanın mirasçıları arasında torun da bulunduğundan torun tarafından miras davası açılabilir. Ancak torunun miras davası açabilmesi torunun anne ve babasının hayatta olmaması şartına bağlıdır. Mirasbırakanın anne veya babasından her ikisi de hayatta değilse torun miras davası açabilir.

5- MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

Mirastan mal kaçırma davası açma hakkı sadece saklı paylı mirasçılara ait değildir. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası tüm mirasçılar tarafından açılabileceği gibi tek bir mirasçı tarafından da açılabilir. Mirasbırakanın altsoyu yani çocukları 1. zümre mirasçılar olup mirastan mal kaırma davası açabilirler. 1. zümre mirasçılar hayatta değilse mirasbırakanın 2. zümre mirasçıları olan anne ve babası mirastan mal kaçırma davası açabilirler.

Mirasbırakanın çocuğu ve anne babası hayatta değilse mirasbırakanın kardeşleri mirastan mal kaçırma davası açabilir. 1. ve 2. zümre mirasçılar hatta değilse üçüncü zümre olan mirasbırakanın büyükanne ve büyükbabası mirastan mal kaçırma davası açabilir. Bunlar da hayatta değilse amca ve hala tarafından açılabilir. Mirastan feragat eden mirasçı, mirası reddeden veya mirasçılıktan çıkarılan tarafından mirastan mal kaçırma davası açılamaz.

6- MİRAS PAYLAŞIMINDA ORDU AVUKATIN ROLÜ

Her bir mirasçının beklentilerinin farklı olması, farklı önceliklerinin olması kısacası fikir ayrılıklarının olması mirasçılar arasında mirasın paylaşılmasını zorlaştıran etkenlerdir. Duygusal faktörlerin de devreye girmesi ile miras paylaşımı sürecinde anlaşmazlıkların boyutu katlanmakta, mirasçıların belki de onlarca yıl birbirleri ile görüşmemesine sebep olmaktadır.

Mirasçılardan birinin miras hukuku avukatına danışarak öncelikle mirasın paylaşımı konusunda danışmanlık alması haklarının neler olduğu ve neler olmadığı konusunda bilgi edinmesini sağlayacaktır. Tereke tam olarak tespit edilmemişse miras hukuku avukatı terekenin tespiti konusunda hukuki destek verir.

Miras hukuku avukatı, mirasın paylaşımı aşamasında mirasçıya kalacak hisse oranını hakkında bilgi verir. Tenkis davası, ortaklığın giderilmesi davası ( izale- i şüyu davası) , muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası gibi miras hukuku alanında hangi davanın açılması gerektiği, açılmışsa neler yapılması gerektiği konusunda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti alınmasını sağlar.  Böylece mirasçılar arasında mirasın paylaşımında hak kaybı yaşanması önlenir.

Uygulamada karşımıza çıkan örneklerden gördüğümüz üzere miras hukuku alanında hem mirasçıların hem de mirasbırakanın yaptığı en yaygın hata, Ordu avukata danışmaksızın işi yaptıktan sonra çözmeye çalışmaktır. Örneğin düzenleme şeklinde vasiyetnamede saklı payın aşılması halinde mirasbırakanın son arzuları yerine getirilemeyecek ve saklı payı ihlal edilenler tarafından tenkis davası açılacaktır.

Bu nedenle vasiyetnamenin düzenlenme aşamasında miras hukuku avukatından danışmanlık alınması veya miras avukatı ile vasiyetnamenin hazırlanması mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin iptal edilmesine engel olacak, tenkis davası ile vasiyetname aleyhine sonuçlar doğmasını engelleyecektir. Yine uygulamada karşımıza çıkan örneklerden gördüğümüz üzere miras davası bir mirasçı tarafından Ordu avukatı ile çalışılmadan açılmakta davanın son aşamalarında miras hukuku alanında tecrübeli Ordu avukatına danışılmaktadır. Bu da hak kayıplarına hatta davanın kaybedilmesine yol açabilmektedir. Bu tür hak kayıplarının önüne geçilmesi için miras hukuku tecrübeli Ordu avukatı ile çalışılması önem arz etmektedir.

Basın ve Medya Hukukunda Sıkça Sorulan Sorular;

1- KİŞİLİK HAKKI İHLALİ NEDENİYLE MADDİ MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

Anayasal güvence altına alınan kişilik hakkı hukuka aykırı olarak ihlal edilen kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunma talep edebilir. Saldırı tehlikesinin önlenmesi, saldırı başlamışsa saldırıya son verilmesi, saldırı etkileri devam ediyorsa hukuka aykırılığın tespitini talep edebilir. Bunların yanında kişilik hakkı ihlali nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat davası açabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca kişilik hakkı ihlalinden zarar gören kişi manevi tazminat talep edebilir. Kişilik hakkını ihlal eden saldırı suç oluşturan bir hakaret, tehdit gibi bir fiil olabileceği gibi suç olmasa da hukuka veya ahlaka aykırı bir fiil ile de olabilir. Kişinin hayatı, sağlığı, vücut bütünlüğü, ruh sağlığı, kişilik değerleri kişilik haklarına dahildir.

Kişilik hakkı ihlali nedeniyle maddi tazminat ise kişilik hakkı ihlalinden malvarlığı durumu itibariyle zarara uğranılması halinde açılabilir. Kişilik hakkı ihlallerinde açılan maddi tazminat davasında ihlalden önceki malvarlığı durumu ile ihlalden sonraki malvarlığı durumu arasındaki fark davada avukatsız veya Ordu avukat aracılığıyla talep edilebilir.

2- İNTERNETTEN İÇERİĞİN ÇIKARILMASI VE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ KARARI NASIL ALINIR?

İnternetten içeriğin çıkarılması, internet üzerinden yayınlanan hukuka aykırı yazı, fotoğraf, video vs. içeriklerin internetten kaldırılmasıdır.  İnternetten içeriğin çıkarılması ( internetten içeriğin kaldırılması) yer sağlayıcı veya içerik sağlayıcı tarafından yerine getirilebilir. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca internetten içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi mümkündür.

Kişilik hakkı, suç işlenmesi, özel hayatın gizliliğini, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa Aykırılık, unutulma hakkının kullanılması, kamu yararı ve kamu düzeni nedeniyle internetten içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı talep edilebilir. Bu karar Sulh Ceza Hakimliğinden talep edilebilir. Yetkili mahkeme ise mağdurun yerleşim yeri ile internet sitesinin Türkiye’de merkezinin bulunduğu yer Sulh Ceza Hakimliği’dir. Mağdur Ordu ilinde ikamet etmekte ise avukatsız veya Ordu avukata danışarak internetten erişimin engellenmesi talep edilebilir.

3- BASIN VE MEDYA HUKUKU AVUKATI NE İŞ YAPAR?

Basın ve Medya Hukuku avukatı, radyo ve televizyon kanallarına hukuki danışmanlık hizmeti verir. Basın ve medya şirketlerinde çalışan kişilerin iş sözleşmelerini hazırlar, işveren – işçi uyuşmazlıklarının oluşmasını önler. Ordu avukat, uyuşmazlık doğmuşsa en kolay yoldan çözüme kavuşturulmasını sağlar. Basın ve medya şirketlerindeki reklam sözleşmesi, menajerlik sözleşmesi, oyunculuk sözleşmesi, alım satım sözleşmesi gibi her türlü sözleşmelerin hazırlanması, sözleşme görüşmelerinin yapılmasında hazır bulunur.

Basın ve Medya Hukuku avukatı medya organlarınca gerçekleştirilen kişilik hakkı ihlallerinde saldırının durdurulması, önlenmesi vs. tedbirleri alır, tekzip metni hazırlar ve yayınlatır,  maddi ve manevi tazminat davası açar. RTÜK tarafından verilen idari para cezalarına karşı dava açar. RTÜK ile yazışmaları yönetir.

4- RTÜK KARARLARINA KARŞI İTİRAZ NASIL YAPILIR?

6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 32. maddesi uyarınca kanunun 8. maddesinin 1 fıkrasının  a,b,d,f,g,ğ,h,n,ö,s,ş, ve t bentleri ile  8.maddenin 4. fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir…Tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş defaya kadar durdurulmasına, ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. RTÜK kararlarına karşı itiraz 15 gün içerisinde İdare Mahkemesine açılacak dava ile yapılır. 

RTÜK kararlarına karşı iptal davası açıldığında yürütmenin durdurulması talep edilmeli ve medya hizmet sağlayıcı kuruluşun hak kaybının önüne geçilmelidir. Aksi halde sadece dava açılması yürütmeyi durdurmadığından mağduriyet oluşmasına yol açacaktır. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların RTÜK’e bildirimde bulunduğu KEP adresine idari para cezası tebliği edilmektedir.

Danışmanlığını yürüttüğümüz medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarda vermiş olduğumuz eğitimlerde şirket tarafından KEP adresinin kontrol edilmemesinin dava açma sürelerinin kaçırılması sonucunu doğurabildiğinin altını çizmekteyiz. Bu nedenledir ki KEP adreslerinin şirketler tarafından düzenli kontrol edilmesi önem arz etmektedir.

5- TEKZİP NEDİR?

Tekzip yani diğer adıyla cevap ve düzeltme hakkı, medya hizmet sağlayıcı kuruluşta yayınlanan haberin doğru olmadığının aynı kuruluşta aynı haber süresince aynı saatlerde kamuoyuna duyurulmasını ifade eder. Tekzip hukuka aykırı içerik nedeniyle hakkı ihlal edilen gerçek kişi tarafından talep edilebileceği gibi itibarı zedelenen tüzel kişi şirketler tarafından da talep edilebilir.

Anayasanın 32. maddesi uyarınca cevap ve düzeltme hakkı kişilerin şeref ve haysiyetlerine dokunulması ve doğru olmayan yayın yapılması halinde tanınır. Cevap ve düzeltme yayımlanmaması halinde ilgilinin talebi üzerine 7 gün içinde hakim tarafından yayımlanıp yayımlanmayacağına karar verilir. 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca süreli yayınlarda şeref ve haysiyeti ihlal eden veya doğru olmayan yayım yapılması halinde yayım tarihinden itibaren iki ay içinde bu yayımdan zarar gören kişinin göndereceği hukuka uygun düzeltme ve cevap yazısı üç gün içinde yayımlanmalıdır. Yayımlanmaması halinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurularak tekzip metninin yayımlanması talep edilir.

Gayrimenkul Hukuku Alanında Sıkça sorulan sorular;

1- KİRA SÖZLEŞMESİ NASIL FESHEDİLİR?

Kiracı fesih bildirimine ilişkin sürelere uyarak bir yıllık kira sözleşmesini her zaman feshedebilir. Bu halde kiracı en az on beş gün önceden kiraya verene bildirimde bulunmak zorundadır. Belirli süreli kira sözleşmesinde kiracı sürenin bitimine on beş gün kala bildirimde bulunarak kira sözleşmesini feshedebilir. Kiraya veren ise kural olarak on yıl geçmeden kira sözleşmesini feshedemez.  Ancak kiraya veren kiracının kira bedelini ödememesi nedeniyle, iki haklı ihtar sebebiyle tahliye edilebilir. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir. Tadilat sebebiyle kira sözleşmesi feshedilebilir. On yılı aşkın kiracı ise sebepsiz feshedilebilir. Kira sözleşmesinin devam etmesi kiracı veya kiraya veren tarafından çekilmez hale gelmişse kira sözleşmesi feshedilebilir.

2- KİRASINI DÜZENLİ ÖDEYEN KİRACI NASIL TAHLİYE EDİLİR? -ORDU AVUKAT

Kiraya veren tarafından, kirasını düzenli ödeyen kiracıya karşı ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir. İhtiyaç sebebiyle tahliye davasında kiraya veren, kendisi, eşi, çocukları, anne babası veya bakmakla yükümlü olduğu bir kişinin ihtiyacı nedeniyle taşınmazın tahliye edilmesi gerektiğini belirtmelidir.  Bu iddiasını ispat etmesi halinde tahliye kararı verilir. Avukat tutma zorunluluğu olmasa da kira hukuku alanında Ordu avukata danışarak sürecin yönetimi kolaylıkla gerçekleştirilebilir.

3- KİRACIYI TAHLİYE ETMENİN EN KOLAY YOLU NEDİR?

Kiracıyı tahliye etmenin en kolay yolu kiracı kira bedelini eksik ödemişse kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliyedir. Kira ilişkisinin devamını çekilmez kılan bir sebebin varlığı halinde fesih bildirim sürelerine uyularak kira sözleşmesi feshedilebilir. Kira bedelinin ödenmemesi halinde icra takibi açılarak davadan daha süre içinde kiracının tahliyesi sağlanabilir. İcra dairesinde tahliye talepli bir ödeme emri düzenlenir. Kiracı yedi gün içinde itiraz etmez ve otuz gün içinde kira borcunu ödemezse icra müdürlüğü aracılığıyla kiracının taşınmaz eşyaları haczedilir ve icra mahkemesi yoluyla kiracı tahliye edilebilir.

4- ORDU AVUKAT ARACILIĞIYLA KİRACI TAHLİYE DAVASI NE KADAR SÜRER ?

Tahliye davası açmak için avukat zorunluluğu olmamakla birlikte Ordu avukat aracılığıyla açılması ve sürecin yürütülmesi hem kısa sürede davanın sona erdirilmesi hem de hak kaybı yaşanmaması adına önem arz etmektedir. Kiracı tahliye davası ne kadar sürer sorusunun cevabı hangi tahliye sebebiyle davanın açıldığı, mahkemenin iş yoğunluğu bilirkişi raporunun geç gelmesi, ek raporlar vs. etkenlerle değişmekte ise de genel olarak 1 yıl – 2 yıl arasında değişmektedir.

Yine kiracı mahkeme kararına istinaf kanun yoluna başvurmaması halinde dava kısa sürede kesinleşebilir. Ancak mahkeme kararına itiraz edilmesi dava süresini uzatacaktır. Her somut olayın özelliğine göre kiracı tahliye davası süresi değişiklik göstermektedir. 

5- TAHLİYE TAAHHÜTNAME VAR KİRACI ÇIKMIYOR NE YAPMALIYIM?

Tahliye taahhütnamesi var kiracı evden çıkmıyor ise öncelikle arabulucuya başvurmak zorunludur. Uzlaşma sağlanamaması halinde tahliye taahhütnamesinde belirtilen süreden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatılabilir ya da tahliye davası açılabilir. İki hukuki yoldan biri kullanılarak tahliye sağlanabilir.

Fikir vce Sanat Eserleri Hukuku Alanında Sıkça Sorulan Sorular;

1- TELİF HAKKI İHLALİ NEDİR?

Telif hakkı kişinin fikri emeği ile ortaya çıkarmış olduğu eser üzerinde sahip olduğu haklar olarak tanımlanabilir. Telif hakkı sahibinin hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile koruma altına alınmıştır. Eser sahibinin izni olmadan bu maddi ve manevi haklarının kullanılması halinde telif hakkı ihlali ortaya çıkar. Günümüzde sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, internetten içerik paylaşımının artması telif hakkı ihlallerinin de artmasına yol açmaktadır. Teklif hakkının ihlali halinde eser sahibi tarafından tecavüzde bulunana karşı hukuki yollara başvurulabilir.

2- TELİF HAKKI İHLALİ AÇILABİLECEK DAVALAR NELERDİR?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında koruma altına alınan mali ve manevi hakların ihlal edilmesi halinde hak sahibi tarafından maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. FSEK. m.70 uyarınca manevi tazminat talep edilebilir. Ancak mahkeme bu para yerine veya manevi tazminat bedeline ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de karar verebilir. Telif hakkı ihlal edilen kişi elde edilen karın kendisine verilmesini de talep edebilir. Her ne kadar kanunda açıkça maddi tazminat davasından söz edilmese de haksız fiil hükümleri uyarınca telif hakkı ihlal edilen kişinin maddi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.

Telif hakkı ihlalinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde tecavüzün kaldırılması ( tecavüzün ref’i davası), tecavüzün önlenmesi davası ( tecavüzün meni davası) , tespit davası, maddi tazminat ve manevi tazminat davası açılabilir. Cezai yaptırım için şikayet dilekçesi hazırlanmalıdır.Telif hakkını ihlal eden kişi aleyhine Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Savcılık makamınca iddianame düzenlenerek Fikri ve Sına Haklar Ceza Mahkemesinde ceza davası açılır.

3- TELİF HAKKI İHLALİNDE TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE TECAVÜZÜN KALDIRILMASI TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 69. maddesi uyarınca eser sahibi tarafından mali veya manevi haklarına tecavüz edilmesi halinde tecavüzün önlenmesi davası (  tecavüzün men’i davası) açılabilir. Tecavüzün halen devam etmesi veya tecavüz devam etmese dahi tekrar etmesi muhtemel olması halinde de tecavüzün men’i davası açılabilir. Dava avukatsız veya Ordu avukat aracılığı ile açılabilir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 66. maddesi ve devamı uyarınca eser sahibinin mali veya manevi haklarına tecavüz edilmesi halinde tecavüz edene karşı tecavüzün kaldırılması davası (  tecavüzün ref’i davası) açılabilir. Tecavüzün kaldırılması davası ( tecavüzün ref’i davası),  eserlerin izinsiz olarak kopyalanması dağıtılması, çoğaltılması, eserle oynanması ve bu yolla haksız menfaat elde edilmesi halinde açılan bir davadır. Tecavüzün ref’i davası ile haksız elde edilen menfaatin eser sahibine iade edilmesi ve eser sahibine tazminat ödenmesi amaçlanır.

4- MARKA HAKKINA TECAVÜZ SUÇU NEDİR?

Marka hakkına tecavüz suçu başkasına ait tescilli bir markanın sahibinin izni olmadan kullanılması ile oluşur. Marka hakkına tecavüz suçu aynen taklit ile  gerçekleştirilebileceği gibi iltibas yani karıştırma yolu ile de suç meydana gelebilir. Marka Türkiye’de tanınmış bir marka dahi olsa tescili yapılmamışsa bu konmadan yararlanamayacaktır. Bu nedenle tecavüz edenin cezalandırılması için markanın tescil edilmiş olması şarttır. Tescilli marka sahibinin hakları kanun ile korunduğundan marka hakkına tecavüz edenin cezalandırılması için şikayet dilekçesi hazırlanarak Ordu avukat aracılığı ile veya avukatsız Cumhuriyet Savcılığına nezdinde suç duyurusunda bulunulması gereklidir.

5- TAKLİT ÜRÜN SATMANIN CEZASI NEDİR?

Sınai Mülkiyet Kanununun 30. maddesi uyarınca taklit ürün satmanın cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasıdır. Başkasına ait marka hakkına tecavüz edilerek mal veya hizmet sunulması, bu malın satılması, satışa arz edilmesi ,ithal ya da ihraç edilmesi, ticari amaçla satın alınması, ticari amaçla bulundurulması, nakliyesinin gerçekleştirilmesi veya depolanması halinde marka hakkına tecavüz gerçekleşmiş sayılacağından bu ceza verilecektir.

Bu yazı bilgilendirme amacı taşır, kişisel hukuki tavsiye niteliğinde değildir, hukuki danışmanlık için Ordu avukatınıza danışın.

Av. Dr. Çağla ÖZSARIKAYA

Leave a Reply